Hizmetlerimiz sayfasına dön

Cerrahi

”Cerrahi; akıl yoluyla ellerimizi kullanarak hastaları nasıl iyi edebileceğimizi ve bazen bizim de başımıza gelebilecek olan hastalıklardan nasıl korunup, onları nasıl azaltabileceğimizi öğreten bir sanattır.”
Ambroise Pare, 1582

Dişler neden çekilir?

Günümüzde, bilimsel ve teknolojik ilerlemenin diş hekimliği bilimine katkıları sayesinde, öncelikle dişi tedavi etmek ve ağızda tutmak hedeflenmekle birlikte, bazı durumlarda, hasta sağlığını koruma veya tedavi planlaması nedeniyle diş çekimine başvurulmaktadır. Bu durumları şöyle özetleyebiliriz:
. İleri derecede çürük ve madde kaybı yüzünden tedaviyle kurtarılamayan dişler.
. Çarpma sonucu, tedavisi mümkün olmayacak şekilde kırılan dişler.
. Kanal tedavisine rağmen kurtarılamayan apseli dişler.
. İleri derecede dişeti iltihabı nedeniyle sallanan dişler.
. Zamanında düşmeyen süt dişleri.
. Aşırı konum değişikliği (dönme, devrilme vb.) nedeniyle sorun yaratan dişler
. Kist ya da tümör içindeki dişler.
. Tam sürememiş (gömük) ve sorun yaratan dişler.
. Yer darlığı nedeniyle ortodontik tedaviye yardımcı olmak amacıyla, sorunsuz olduğu halde bazı dişler çekilebilir.

Diş çekimi kuvvet gerektirir mi? Bu bakımdan bayan ve erkek diş hekimleri arasında fark var mıdır?
Çekim sırasında elbette bir kuvvet uygulanır. Ancak çekim aletleri zaten hekimin uyguladığı kuvveti birkaç katına çıkaracak şekilde tasarlandığından, aşırı kuvvet olumsuz sonuçlar bile doğurabilir. Dolayısıyla diş çekimi daha ziyade, teknik bilgi ve beceri gerektiren bir girişimdir. Birçok çene cerrahının bayan olduğu unutulmamalıdır.

Çekim sırasında diş neden kırılır?
. Özellikle büyük azılarda, yani çok köklü dişlerde, kökler çok ayrık ya da kıvrık olduğunda.
. Kemiğin elastikiyetini kaybettiği yaşlı kişilerde.
. Yine esnemeyen çok kalın çene kemiğine sahip olan kişilerde
. Aşırı madde kaybı nedeniyle tutacak yeri azalmış ve kırılganlaşmış dişlerde çekim sırasında kırılma olabilir.
Bu korkulacak bir durum değildir. Anestezi, yani uyuşma başarıyla sağlanmışsa, diş hekimi bu iş için üretilmiş aletlerle, kalan parçaları acısız bir şekilde çıkartır.

Diş çekimi korkusunu yenmek için ne yapılabilir?
Bu korkunun hiçbir şekilde giderilemeyeceğinin anlaşıldığı özel durumlarda, genel anestezi altında çekim yapılabilir. Ancak çoğunlukla hasta hekim arasındaki diyalog ve yaklaşım böyle bir girişimin gerekmediğini göstermektedir.

Öncelikle çekilmesi gereken dişin vücuda verdiği zararlar ve ağrı gibi olumsuzluklar göz önüne alınarak, bundan kurtulmak gerektiği hatırlanmalıdır. İyi bir uyuşma sağlandıktan sonra, çekim sırasında, sadece bir basınç hissi ve dişin yükselmesi sırasında küçük çıtırtılar duyulabilir.

Ağrı ya da acı olmaması gerekir. Genellikle insanlar çevrelerindekileri korkutmayı severler ve bu basınç ve çıtırtıları abartarak anlatırlar. Bu tür yanlış telkinlerin etkisinde kalınmamalı, her türlü soru hekime yöneltilmelidir.

Çekim öncesi yapılması gereken şeyler nelerdir?
Eğer doktorunuzun önerdiği bir ilaç (örneğin antibiyotik) söz konusuysa, mutlaka saatlerine uyarak, düzenli bir şekilde kullanmalısınız. Bir hastalığınız ya da alerjiniz varsa ve ayrıca bu yüzden sürekli kullandığınız ilaçlar mevcutsa, kesinlikle bunları hekiminize söylemelisiniz. Çekimden önce pıhtılaşmayı geciktiren aspirin türü ilaçlar kullanılmamalıdır. Mümkünse dişler güzelce fırçalanmalı ve bir antiseptikli suyla çalkalanmalıdır. Böylece ağızdaki bakterilerin azalması ve enfeksiyon riskinin düşürülmesi iyi olur.

Yirmi Yaş Dişleri – Gömülü Diş Ameliyatları
Gömülü 20 yaş dişlerinin problem olmasının nedeni genetik olarak bu dişe ihtiyaç kalmaması ve gittikçe çenelerimizin küçülmesidir. Çenelerimiz küçüldükçe 20 yaş dişleri kendine yer bulmak için zorlanmakta ve dolayısıyla diğer dişler gibi çıkamamaktadır. Kendine yer bulamayan 20 yaş dişleri öndeki dişi ittirerek baskı yapmakta ve bu da çapraşıklığa neden olmaktadır.

Ayrıca çok geride olmaları ve etraflarındaki diş etinin normal anatomik yapıda olmamaları nedeniyle kolayca iltihaplanabilmektedirler.Tam gömülü 20 yaş dişleri, genellikle sorun yaratmazlar. Fakat röntgen ile takip edilmeleri gerekir.

Tam gömülü olmalarına rağmen öndeki dişin köklerine baskı yapabilir, zarar verebilir ve çevrelerinde bir takım kistik oluşumlara neden olabilirler. Bu durumda mutlaka cerrahi olarak çıkarılmaları gerekir.

Kısmen çıkmış 20 yaş dişleri, en çok sorun çıkaranlardır. Tam çıkamadıkları için üzerlerindeki diş eti parçası (kapşon), zamanla arasına yemek artıklarının kaçması ve bakteri üremesi nedeniyle iltihaplanır. Dişin etrafındaki diş etinin iltihaplanması sonucunda; ağrı, şişlik, apse oluşur. Çürük için uygun ortam oluştururlar. Bu durumda mutlaka cerrahi olarak çıkarılmaları gerekir.

Tamamen çıkmış 20 yaş dişleri; genellikle sorun çıkarmazlar fakat çok geride oldukları için fırçalanmaları zordur. Bu nedenle ağız bakımı çok iyi olmayan hastalarda koruyucu bir önlem olarak çekilmeleri tavsiye edilir.

20 yaş dişi iltihabı veya apsesinin belirtileri;

Ağrı (kendiliğinden veya üstüne basınca).
Şişlik (ağız içerisinde veya yüzde).
Kızarıklık.
Çene altındaki lenf bezlerinin şişmesi.
Yutkunma zorluğu.
Ağzın kapatılamaması veya kapatınca 20.yaş dişi üzerindeki diş etinin ısırılması, baskı olması.
20 yaş dişlerinin zararları;
Öndeki dişe baskı yaparak çapraşıklığa neden olabilir.
Öndeki dişte çürüğe neden olabilir.
İltihap için uygun bir ortam yarattığından zaman zaman ağrı ve şişliğe neden olabilir.
Mevcut iltihap, vücudun zayıf bir anında kana karışıp; kalp, böbrek, beyin, eklemler gibi hayati organlara yerleşebilir ve hayati tehlike yaratabilir.

20 yaş dişi iltihabının tedavisi;

Öncelikle antibiyotik tedavisi ile akut durumdaki iltihabın kronikleştirilmesi gerekir. (Burada bulunan iltihap, antibiyotik kullanımı ile sadece kronikleşmektedir. Tamamen temizlenememektedir. Bu nedenle antibiyotik kullanımı sonrasında şikayetlerin geçmesine aldanarak dişin çekilmesinden vazgeçilmemelidir.)

Gömülü Diş;
Gömülü dişler, ağız cerrahisinde en sık görülen olgulardır. Ağızda sıklıkla alt-üst 20 yaş dişleri, üst çene köpek dişleri ve nadiren alt-üst çene küçük azı dişleri gömülü kalabilir. Gömülü dişler bazen hiç belirti göstermez ve şikayete neden olmaz. Bazen de, çok büyük şikayetlere neden olabilirler. Varlığı saptandıktan sonra, şikayete neden olsun ya da olmasın gömülü dişlerin mutlaka çekilmesi gerekmektedir.

Gömülü dişlere bağlı oluşabilecek şikayetler şunlardır:
* Bulundukları bölgeye bağlı olarak, zaman zaman baş, kulak, göz ağrılarına neden olurlar.
* Özellikle yarım gömülü dişler ile dişeti arasında ve gömülü dişle bir önündeki komşu diş arasında iyi temizlenemeyen bir bölge bulunacaktır. Burada biriken yemek artıkları sonucunda oluşan mikroorganizmalar, sürekli yinelenen enfeksiyonlara, komşu dişte çürüklere neden olur.
* Gömülü 20 yaş dişleri, yer darlığı nedeniyle sürmeye (çıkmaya) çalışırlarken öndeki dişlere basınç uygularlar. Bu basınç sonucunda, özellikle tek köklü ön grup dişlerde kaymalar ve yer değiştirmeler oluşur. Bu nedenle özellikle Ortodontik Tedavi gören çocuklar ve gençlerde, 20 yaş dişlerinin sürme pozisyonları çok sıkı takip edilmelidir.
* Kemik içerisinde gömülü olan dişler, bir kesecik içerisinde bulunurlar. Zaman içerisinde bu kesecik değişime uğrayarak, kist oluşmasına neden olabilir. Oluşan kistler, zamanla çok büyük boyutlara ulaşarak çene kemiğini zayıflatır ve çene kırıklarına bile neden olabilir.Apse ve Kist Operasyonları ( Apikal Rezeksiyon )

Apikal Rezeksiyon Operasyonunun Yapıldığı Durumlar:
Diş kökünün yapısal veya şekilsel bozukluğu nedeniyle kanal tedavisi’nin tam yapılamaması,
Diş üzerinde çıkarılamayan bir restorasyonun varlığı nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması,
Kanal Tedavisi sırasında alet kırıldıysa, kırılan aletin mutlaka çıkarılması gerekiyorsa, aleti çıkarmak amacıyla,
Yapılmış kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının devam ettiği durumlarda,
Diş kökünde kist oluşan vakalarda,
Diş kökünün kemik içerisindeki 1/3 uç kısmının kırılması durumlarında.
Modern Diş hekimliğinin ana amacı, diş kayıplarının önüne geçmektir. Artık diş hekimleri, doğal dişleri ağızda tutmak için ellerinden gelen çabayı göstermektedirler. Çünkü; tek bir dişin kaybı bile genel diş sağlığı ve görünümde olumsuz değişikliklere neden olmaktadır.